Kuduz Hastalığı Nedir ve Neden Bu Kadar Ciddidir?
Kuduz; tüm sıcak kanlı canlılarda görülebilen, merkezi sinir sistemini etkileyen, bulaşıcı ve ölümcül seyreden viral bir hastalıktır. Etkeni, Rhabdoviridae ailesine ait, zarflı bir RNA virüsüdür.
İnsanlar da dâhil olmak üzere tüm memeliler kuduz hastalığına duyarlıdır. Klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra hastalığın tedavisi yoktur ve vakaların neredeyse tamamı ölümle sonuçlanır. Bu nedenle kuduz, dünya genelinde en önemli zoonoz hastalıkların başında yer alır.
Kuduz Gizli Bir Enfeksiyon mudur, Nasıl Bulaşır?
Kuduz hastalığı, uzun süre fark edilmeden gizli şekilde bulaşan bir enfeksiyon değildir. Virüs genellikle hastalığın ilerleyen dönemlerinde tükürük bezlerine ulaşır ve salya ile dış ortama yayılır. Bulaş en sık ısırık yoluyla, daha nadir olarak ise enfekte salyanın açık yara ya da mukozalara temasıyla gerçekleşir. Sağlam deriden bulaş söz konusu değildir.
Uluslararası sağlık otoriteleri (CDC – Centers for Disease Control and Prevention) tarafından da belirtildiği üzere, klinik olarak tamamen sağlıklı görünen bir hayvanın sürekli olarak kuduz virüsü taşıması ve bulaştırması beklenen bir durum değildir.
Buna rağmen her temas kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Hayvanın davranışları, temas şekli, aşı durumu ve bölgesel kuduz riski mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Hayvanlarda Kuduzun Klinik Seyri
Kuduz hastalığının seyri genel olarak tüm hayvanlarda benzerdir ancak belirtilerin şiddeti ve süresi türlere göre değişiklik gösterebilir. Hastalık klasik olarak üç evrede ilerler.
İlk evrede davranış değişiklikleri ön plandadır. Hayvanda huzursuzluk, korkaklık ya da sinirlilik görülebilir. Kalabalıktan kaçma, alışılmadık davranışlar, yutkunma güçlüğü ve yabancı cisim yeme dikkat çekebilir. Bu dönem genellikle birkaç gün sürer.
İkinci evrede saldırganlık belirginleşir. Isırma eğilimi artar, hayvan çevresine karşı kontrolsüz tepkiler verebilir. Bu dönem, kuduz virüsünün tükürük bezlerine indiği ve bulaştırıcılığın en yüksek olduğu evredir.
Son evrede ise felçler ortaya çıkar. Özellikle çene kaslarının felci nedeniyle ağız kapanamaz ve yoğun salya akışı görülür. Yutma kaslarının etkilenmesi su içme sırasında şiddetli ağrıya neden olur ve bu durum sudan korkma olarak tanımlanır. Ölüm çoğunlukla solunum felci sonucu gerçekleşir.
Kuduz, doğru aşılama ve bilinçli yaklaşım ile tamamen önlenebilen bir hastalıktır. Şüpheli temaslarda paniğe kapılmadan, bilimsel veriler ışığında hareket etmek ve uzman görüşü almak en doğru yaklaşımdır.
Sık Sorulan Sorulara Kısa Yanıtlar
Kuduz olan bir hayvan her zaman hemen fark edilmeyebilir. Hastalığın erken döneminde belirtiler hafif olabilir ancak ilerleyen süreçte davranış değişiklikleri ve nörolojik bulgular mutlaka ortaya çıkar.
Düzenli ve doğru şekilde aşılanmış hayvanlarda kuduz riski son derece düşüktür. Ancak temas sonrası durumun veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Isırık olmadan kuduz bulaşma riski oldukça düşüktür. En önemli bulaş yolu ısırıktır; açık yaraya salya teması ise nadir görülen bir durumdur.